Dünyada wellbeing nereye gidiyor?
Belki geleceğin wellbeing’i de daha fazlasını yapmak değil; bütün bunların içinde bize gerçekten neyin iyi geldiğini daha iyi fark etmekle ilgili olacak.
Bir dönem wellbeing denildiğinde akla birkaç tanıdık şey geliyordu: spor, sağlıklı beslenme, yoga, meditasyon…
Bugün dünya biraz daha geniş bir yerden bakıyor.
Uyku konuşuyoruz. Sinir sistemini konuşuyoruz. Bağ kurmayı, yalnızlığı, doğayı, iş hayatını, teknolojiyi, uzun ve nitelikli yaşamayı konuşuyoruz.
Belki de en önemlisi, iyi olma halini hayatın geri kalanından ayrı düşünmemeye başlıyoruz.
Çünkü bir saatlik yoga dersinden çıkıp günün geri kalanında sürekli yetişmeye çalışıyorsak; çok iyi beslenip hiç dinlenemiyorsak; teknolojinin bütün imkânlarına sahipken birbirimizden giderek uzaklaşıyorsak hikâyenin bir parçası eksik kalıyor.
Bu yüzden wellbeing dünyasında ilgimizi en çok çeken değişim, yeni bir uygulama ya da yeni bir trend değil. İnsana yeniden bütün olarak bakmaya başlamamız.
Bedenimiz, duygularımız, ilişkilerimiz, işimiz, çevremiz ve kullandığımız teknoloji aynı hayatın içinde.
Biz de dünyada neler olduğunu merakla takip ediyoruz. Yeni olan her şeyi uygulamak için değil. İşe yarayanı anlamak, deneyimlemek ve gerektiğinde kendi hayatımızın içinden yeniden yorumlamak için.
Biz yeni olanı merak ediyoruz; ama her yeninin peşinden gitmiyoruz.
Bilgiyi, teknolojiyi, farklı disiplinleri ve dünyada gelişen yaklaşımları takip ediyor; sonunda hep aynı yere dönüyoruz: Bütün bunlar insanın deneyiminde neye dönüşüyor?
Belki de wellbeing’in geleceği, daha fazlasını bilmekten çok, bize gerçekten neyin iyi geldiğini daha iyi fark etmekte.
→ EI: FormeONE'ın baktığı yer
Ekibiniz için benzer bir program mı arıyorsunuz?
Kurumunuza özel tasarlanmış wellbeing deneyimleri için bizimle konuşun.
Bilgi Al