İçeriğe geç

İyi olma hali gerçekten sadece “ben”le mi ilgili?

Kendimize iyi bakmaktan çok konuşuyoruz. Nasıl beslendiğimizden, nasıl uyuduğumuzdan, hareket etmekten, nefes almaktan, sınırlarımızdan, kendimize ayırdığımız zamandan... Ama Hayatı tek başımıza yaşamıyoruz.

Bir sohbet bizi hafifletebiliyor.Bir insanın tek cümlesi bütün günümüzü değiştirebiliyor.Bir ekip bizi büyütebiliyor ya da tüketebiliyor.Kendimizi ait hissettiğimiz bir topluluk, hiç beklemediğimiz bir tarafımızı ortaya çıkarabiliyor.Harvard Human Flourishing araştırmalarında yakın sosyal ilişkilerin temel iyi oluş alanlarından biri olması bu nedenle şaşırtıcı değil. Harvard ayrıca yalnızca bireyin değil; ailelerin, işyerlerinin, şehirlerin ve diğer toplulukların flourishing'ini anlamaya yönelik ölçümler üzerinde de çalışıyor.Yani mesele yalnızca: “Ben nasılım?” değil. Biraz da:“Biz birlikte nasılız?”FormeONE'da insan deneyimine bakarken bu yüzden iki ilişki alanını birbirinden ayırmıyoruz:Kendimle İlişkim.Başkalarıyla İlişkim.Çünkü kendimizle nasıl olduğumuz, birbirimizle nasıl olduğumuza karışıyor. Birbirimizle yaşadıklarımız da dönüp bizi değiştiriyor. Belki iyi olma hali sandığımız kadar kişisel değildir. Belki biraz da aramızda olan şeydir.

BİR BAŞKA PENCERE →Deneyim Alanları: Kendimle İlişkim · Başkalarıyla İlişkim

Kaynak: Harvard Human Flourishing Program – Flourishing & Community Well-Being

Ekibiniz için benzer bir program mı arıyorsunuz?

Kurumunuza özel tasarlanmış wellbeing deneyimleri için bizimle konuşun.

Bilgi Al