İçeriğe geç

Çalışma hayatına Human Flourishing penceresinden bakmak.

Sabah bilgisayarımızı açtığımızda hayatımızı kapatmıyoruz. Dün gece az uyuyan da biziz.Toplantıda heyecanlanan da. Başarısıyla gurur duyan, eleştirildiğinde gerilen, görülmek isteyen, merak eden, yorulan da...

İşyerine yalnızca yetkinliklerimizle gelmiyoruz. Kendimizi de getiriyoruz. Bu yüzden çalışma hayatını iyi olma halinden ayrı düşünmek giderek zorlaşıyor.

Human Flourishing yaklaşımı da insanı yalnızca iş performansı üzerinden değerlendirmiyor. Harvard'ın araştırmaları flourishing'i destekleyen ilişkileri, kurumları ve yaşam koşullarını inceliyor; programın uygulama alanları arasında work de açıkça yer alıyor. Ayrıca community well-being yaklaşımı işyerlerine uyarlanabilecek şekilde tasarlanmış durumda.

Bu bize önemli bir soru bırakıyor: 

Bir kurum çalışanlarının yalnızca daha iyi performans göstermesini mi ister?

Yoksa onların iyi çalışabildiği, bağ kurabildiği, anlam bulabildiği ve kendilerini geliştirebildiği bir kültür yaratmayı da önemser mi?

Belki kurumsal wellbeing tam burada yeniden düşünülmeli. Bir yoga dersiyle değil. Bir "mutlu cumalar" günüyle hiç değil. İnsanı çalışma hayatının içinde gerçekten görerek.

FormeONE'ın kurumsal dünyaya biraz da buradan bakmasının nedeni bu.

Çünkü 20 yılı aşkın süre o dünyanın içinde olduk. Yoğunluğunu, heyecanını, başarılarını ve insanda bıraktığı izleri tanıyoruz.

Ve bugün hâlâ aynı şeye inanıyoruz:

Toplantı masasındaki insanla, kendine biraz alan açmaya çalışan insan aynı kişi.


KURUMLAR İÇİN →

FormeONE Konseptleri: Ekipler için hikâyesi olan wellbeing deneyimlerini keşfet.


Kaynak: Harvard Human Flourishing Program · Flourishing & Community Well-Being Measure

EtiketlerBağ Kurmak

Ekibiniz için benzer bir program mı arıyorsunuz?

Kurumunuza özel tasarlanmış wellbeing deneyimleri için bizimle konuşun.

Bilgi Al