Bireyler, Ekipler ve Kurumlar İçin Wellbeing Ne Anlama Geliyor?
Oysa çalışma hayatında wellbeing, bireyin ötesine uzanıyor. Bir kişi için başka, bir ekip için başka, bir kurum için başka bir anlam taşıyabiliyor.
Bireyden ekibe
Bireysel düzeyde wellbeing, kişinin kendi deneyimini ve ihtiyaçlarını fark edebilmesiyle başlıyor.
Ekip düzeyinde ise bu deneyime ilişkiler ekleniyor: Birbirimizi nasıl dinliyoruz? Farklı fikirlere ne kadar alan açıyoruz? Birlikte nasıl çalışıyoruz?
Dolayısıyla ekip wellbeing'i, tek tek insanların nasıl hissettiğinden çok, birlikte nasıl bir çalışma deneyimi yarattıklarıyla da ilgili.
Kurumun rolü
Kurum düzeyinde çerçeve daha da genişliyor.
İş nasıl tasarlanıyor? Çalışanların ne kadar söz hakkı var? Liderlik ve kurum kültürü günlük çalışma deneyimini nasıl şekillendiriyor?
Güncel workplace wellbeing yaklaşımı da bu nedenle wellbeing'i tek bir programdan çıkararak iş tasarımı, liderlik, kültür ve çalışan deneyimiyle birlikte ele alıyor.
Bu üç alan aslında birbirinden bağımsız değil.
Bireyin deneyimi ekibi, ekiplerin deneyimi de kurumu etkiliyor.
Bu nedenle wellbeing'i yalnızca bireysel bir sorumluluk ya da kurumun sunduğu tekil bir program olarak görmek eksik kalıyor.
FormeONE'da wellbeing deneyimlerini bu bütünlük içinde tasarlıyoruz. Bireyin ihtiyacını, ekibin dinamiklerini ve kurumun amacını birlikte değerlendirerek farklı ölçeklerde deneyimler kurguluyoruz.
Belki wellbeing için tek bir tanım aramak yerine şu sorularla başlamak gerekiyor:
Benim için ne?
Bizim için ne?
İçinde bulunduğumuz kurum için ne?
Çünkü wellbeing herkes için aynı deneyim değil.
FormeONE
Hikâyesi olan wellbeing deneyimleri.
Kaynaklar
• Global Wellness Institute (2026) – Workplace Wellbeing Initiative Trends
• Edmondson, A. (1999) – Psychological Safety and Learning Behavior in Work Teams
• World Health Organization (2025) – Social Connection and Well-Being
• Seligman, M. (2011) – Flourish
Ekibiniz için benzer bir program mı arıyorsunuz?
Kurumunuza özel tasarlanmış wellbeing deneyimleri için bizimle konuşun.
Bilgi Al